Reklamlar
Popüler Yeniler
Reklamlar
Reklamlar

Muharrem İnce Bir yıl sonra anlattı: Buradaki hatam...

11215 izlenme09 Temmuz 2019

24 Haziran 2018'de düzenlenen Cumhurbaşkanlığı seçimi için CHP tarafından aday gösterilen Muharrem İnce, "24 Haziran'da kişisel olarak başarılı olsak bile kaybeden taraftık. Neye dayanarak itiraz edecektik?" dedi.


24 Haziran 2018'de düzenlenen Cumhurbaşkanlığı seçiminde mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı CHP adına yarışan ve yüzde 30.6 oranında oy alan Muharrem İnce, Sözcü'den Özlem Gürses'in sorularını yanıtladı.

"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişinin birinci yılı doldu. Sisteme yönelik eleştirilerinizde bir değişme oldu mu?" sorusu üzerine İnce, "Hiç olmadı hem de! Yargının adalet dağıtmak yerine emirle keyfi kararlar aldığı, ekonomide yapılması gerekenlerin yapılmadığı, eğitimden, sağlığa sorunların vatandaş açısından katlanamaz noktalara geldiği bir ülkede, bir adamın ağzından çıkanlara, ruh haline, duygu dünyasına, ideolojik önyargılarına mahkum edildik" ifadesini kullandı. Muharrem İnce dikkat çeken iki soruya şöyle yanıt verdi.

– Herkes 31 Mart akşamı ile 24 Haziran akşamını karşılaştırdı… Cumhurbaşkanlığı seçimi Türkiye genelinde yapılan bir seçimdi. Sadece Cumhurbaşkanı adayları değil, partiler de milletvekili seçimi için yarıştı. Muhalefet ittifak yapmadı, kendi adaylarıyla girdi. Yüzde 30.6 benim, dolayısıyla CHP'nin aldığı oydur. 31 Mart'ta alınan oylar ise ittifakın oylarıdır. O seçimde halkla muhatap olan cumhurbaşkanı adayıyla, asıl işi yürüten örgüt arasında organik bağ yoktu. 31 Mart'ta, adaylar aynı zamanda sandık örgütlenmesini de kendileri kurdular. İyi de yaptılar! 24 Haziran'da sonuçlarla ilgili bilgi akışı genel merkez tarafından yapıldı. 31 Mart'ta bu yapılmadı. Çünkü örgüt, adayın emrindeydi.

– Herkesin eleştirdiği o gece kaybolmanız oldu… 24 Haziran'da kişisel olarak başarılı olsak bile kaybeden taraftık. Neye dayanarak itiraz edecektik? 31 Mart'ta adayların tümünde ıslak imzalı tutanak vardı. Buradaki hatam yayınlanmayacağını düşünerek bir gazetecinin mesajına cevap vermek oldu. Bu mesajlaşma yayınlandığında çıkıp ertesi gün öğlen yaptığım açıklamayı orada yapmalıydım. Her ne olursa olsun 24 Haziran'dan ders çıkarılmışsa bu da iyi bir şeydir!